KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ

0
135

KAYISI

Türkiye 500 bin ton üretim ile kayısı üretiminde dünyada birinci sırada yer almaktadır. Kuru kayısı dışsatımında Türkiye ilk sırada yer almakta ve bu pazarın %80’ini elinde tutmaktadır.  Dünya’da üretilen kayısının önemli bir kısmı sofralık olarak tüketilmekle birlikte hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk bozulması nedeni ile kayısı daha çok kurutularak veya işlenerek değerlendirilmektedir.Dünya kayısı üretimi yaklaşık 2,5 milyon ton olup, Türkiye 500 bin ton üretim ile dünyada birinci sırada yer almaktadır. Kuru kayısı dışsatımında Türkiye ilk sıralarda yer almakta ve bu pazarın %80’ini elinde tutmaktadır. Ülkemizde, yoğun kayısı yetiştiriciliği başta Malatya (%50) olmak üzere, Elazığ, Erzincan, Sivas, İçel (Mut), Antalya, Hatay, Kars, Iğdır yörelerinde yapılmaktadır. Isparta ilinde Eğirdir gölünün kuzeyinde Yalvaç ve Senirkent ilçelerinde sofralık kayısı yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Kayısının Tüketim Alanları

Dünya’da üretilen kayısının önemli bir bölümü sofralık olarak tüketilmektedir. Ancak kayısıda hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk bozulması nedeni ile kayısı daha çok kurutularak veya işlenerek değerlendirilmektedir. Kayısı dondurularak, konserve yapılarak, pulpu, nektarı çıkarılarak reçel, marmelat, jöle ve krema yapılarak şekerleme, likör, pasta, yoğurt ve dondurma sanayinde kullanılmaktadır. Kayısı çekirdeklerinden tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte, acı olanları ise kozmetik sanayinde hammadde olarak değerlendirilmektedir.

Toprak Faktörü

Taban ve nemli topraklarda yetiştirilen kayısı ağaçlarının meyveleri sulu, iri ve kuru madde miktarı düşük olduğundan bu topraklarda yetiştirilen çeşitler sofralık olarak değerlendirilmeye uygundur. Buna karşılık kıraç topraklarda yetiştirilen kayısı ağaçlarının meyveleri ufak olup yüksek kuru madde ve düşük su içeriğine sahip olduklarından bu gibi çeşitler daha ziyade kurutmalık olarak kullanılır

Toprak Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

Meyve ağaçları tınlı, kumlu-tınlı ve tınlı-kireçli topraklardan hoşlanır. Kökleri derine ineceğinden dolayı taban suyunun en az 2–4 m. derinlikte olması gerekir. Aksi takdirde ağaç kökleri havasızlıktan zarar görür ve zamk hastalığına yakalanırlar. Taban suyu yüksek olan arazilerde mutlaka drenaj hendekleri açılmalıdır

Kayısı Anaçları

Zerdali: Verimli, yüksek meyve kalitesine sahip olmasının yanı sıra kültür çeşitleri ile uyuşması, nematod, kireç ve kurağa dayanım bakımından tatminkâr sonuçlar vermektedir. Aşı uyuşmazlığı nadiren görülür. Kök ur nematoduna karşı tamamen bağışık olduğundan nematodla bulaşık yerlerde kayısı tohum anaçlarının kullanılması gerekir.

Myrobolan 29 C: Erik anacı’dır. İlk yıllarda kökleri yüzeysel gelişir, sonraki yıllarda derinlere gider. Çeliklerle çoğaltılır ve kuvvetli ağaçlar oluşturur. Kök boğazı çürüklüğü ve bakteriyel kansere orta derecede duyarlıdır. Kök ur nematoduna karşı bağışıklığı güçlüdür. Yoğun dikim ve yüksek verimlilik için iyi bir anaçtır. Çeşitli yapılardaki topraklara uyumu iyidir. Kireçli topraklara dayanıklıdır. Kuraklığa orta derece dayanımı vardır. Dikim mesafesi 5 x 4 metredir. Kayısı, badem, erik için ortak anaçtır. Bazı kayısı çeşitleri ile aşı uyuşmazlığı göstermektedir.

Pixy: Kayısı ve şeftaliler için de anaç olarak kullanılabilir. Bazı kayısı çeşitleri işe uyuşma problemi vardır. Sık dikim için uygun olan zayıf bir anaçtır. Dekara 100 den fazla ağaç dikilebilir. Bodurlaştırıcı özelliğinin yanında, üzerine aşılı kayısı çeşitleri daha erken meyveye yatarlar, meyve iriliği ve şeker miktarları artar. Olgunlaşmada erkencilik sağlamaktadır. Kaliteli ve yeterli ürün oluşturmasına karşın fazla dip sürgünü verdiği belirlenmiştir

Kayısı Bahçesinin Kurulması

Bahçe Yerinin Seçimi

Kayısı ağaçları ilkbahar geç donlarından zarar gördüğü için, bahçe yeri seçiminde soğuk havanın oturduğu ova ve çukur yerlerden ziyade sırt ve yamaç yerler tercih edilmelidir. Kayısı ağaçlarının alt dalları ile vadi tabanında bulunan ağaçlar dondan daha fazla zarar görmektedir.Kayısı bahçelerinde ilkbahar geç donlarında aşağıdaki uygulamalar ile don zararı bir ölçüde azaltılabilmektedir.

  • Bahçe tesisi için soğuk havanın yoğunlaştığı vadi ve çukur alanlar tercih edilmemelidir.
  • Donlara dayanıklı geç çiçek açan ve kış dinlenmesi uzun olan çeşitler seçilmelidir.
  • Don riski olan yerlerde ağaçlar mümkün olduğunca yüksekten taçlandırılmalıdır.
  • Aşırı ve geç sulamalardan kaçınılmalıdır.
  • Toprak işleme ya sonbaharda, ya da geç ilkbaharda yapılmalıdır.
  • Ağaçlar iyi beslenmiş olmalı, zamansız ve fazla azotlu gübrelemeden kaçınmalıdır.
  • Ağaçların zayıf düşmemesi için hastalık ve zararlılarla mücadele yapılmalıdır.
  • Büyümeyi düzenleyici maddeler ile çiçeklenme geciktirilebilir.
  • Don olayının başlaması ile birlikte ağaç tacı üzerine küçük zerreler halinde su püskürtülmesi, sap, saman ve eski lastikler yakılarak sisleme ve dumanlama yapılması, don sobaları ile bahçenin ısıtılması, soğuk havanın büyük pervaneler ile karıştırılması gibi önlemler -2, -3 °C’deki donlara karşı etkili olabilmektedir

Kayısılarda, sürgün ve çiçek tomurcuklarının kış dinlenmesinden çıkabilmesi için belirli bir soğuklama süresine ihtiyaç duyarlar. Soğuklama ihtiyacı karşılanmayan ağaçların çiçek tomurcukları dökülür ve yaprak tomurcuklarında düzensiz uyanma görülür. Kayısı çeşitleri seçilirken ve bir bölgeden başka bir bölgeye kayısı çeşidi götürülürken, soğuklama ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağı önceden bilinmelidir. Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde soğuklama ihtiyacı kısa olan çeşitler seçilmelidir. Kurutmalık kayısı çeşitleri, sofralık ve turfanda çeşitlere göre daha uzun soğuklama sürelerine ihtiyaç duyarlar. Kış soğuklama ihtiyacı +7,2 °C’nin altında geçen saatler toplamıdır.

Toprak İşleme

Kayısı bahçelerinde sonbahar mevsiminde toprak 15-20 cm. derinliğinde köklere zarar vermemeye dikkat ederek sürüm yapılması faydalı olur. Çünkü toprağı işlenmiş kayısı bahçeleri kışın yağan yağmur ve kar sularını daha iyi tuttuğundan ağaçlar sağlıklı ve verimli olur. Çiçeklenme veya küçük meyve döneminde yapılan toprak işlemelerinde kök zararlanmasına bağlı olarak çiçek ve meyve dökümü artabilir. Bu nedenle bu devrede toprak işlenmeden kaçınılmalıdır.

Sulama

Sulama sayısı ve zamanı üzerine toprak ve iklim şartları, sulama sırasında verilen su miktarı, arazinin eğimi ve ağaçta ki ürün miktarı etkilidir. Derin killi ve ağır topraklara daha seyrek, az derin kumlu ve süzek topraklara daha sık su verilir.Ağaçtaki meyve miktarının artması, hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesi durumunda sulama sayılarının mutlaka artırılması gerekir. Hava sıcaklıklarının yüksek seyrettiği dönemde sulama erken bitirilirse kayısı ağaçlarında çiçek tomurcukları gelişmesini tamamlayamamakta, ertesi ilkbaharda açan çiçek sayısı azalmakta, çiçek ve meyve dökümü artmaktadır. Taban suyu yüksek, ağır killi topraklarda kayısı ağaçlarına fazla su verildiğinde ağaçlar zamk çıkarır, yapraklar küçülür, sararır ve zamanla kurur. Fakat su tutmayan kumlu topraklarda fazla su meyve iriliğinin artmasına, kuru madde miktarının azalmasına neden olur.

Gübreleme

Kayısı bahçesinin sulaması damla sulama sistemi ile yapılıyorsa bahçenin gübrelemesi yapılacak toprak analizi sonucu bir proğram dahilinde damla sulama ile verilmelidir. Salma sulama yapılan yerlerde azotlu gübrelerin 2/3’ü ilkbaharda çiçeklenmeden 15–20 gün önce, geriye kalan 1/3 lük bölümü ise hasattan 1-1.5 ay önce (çekirdeğin sertleşip siyah renk aldığı dönem) verilmelidir. Fosforlu ve potaslı gübrelerin bitkiler tarafından alınabilmesi için toprağa verildikten sonra 2,5–3 aylık bir sürenin geçmesi gerekir. Fosforlu ve potaslı gübreler sonbaharda kayısı ağaçları yaprağını döktüğü dönemde verilmelidir. Çiftlik gübreleri de sonbahar mevsiminde fosforlu ve potaslı gübreler ile birlikte verilir.

Budama

Dikim Budaması: Kayısı fidanlarına dikilmeden önce kök budaması yapılır. Kök budamasında; yaralı, kırılmış, birbirine girmiş kökler ayıklanır. Uzun kökler dikim çukurunun büyüklüğüne göre kısaltılır. Köklerin aşırı budanması sakıncalıdır. Çünkü ilkbaharda gözler sürmeye başladığında ihtiyaç duyulan besin maddeleri, öncelikle depo edilmiş besin maddelerinden temin edilecektir. Taç budamasında gövde üzerinde bulunan yan dallar budama makası ile dipten kesilerek çıkartılır. Kayısı fidanları 80-120cm yükseklikte bir göz üzerinden meyilli olarak kesilir

Şekil Budaması: Kayısı ağaçlarına genel olarak goble, doruk dallı ve değişik doruk dallı şekillerden birisi verilmektedir.

Mahsul Budaması: Kayısı mahsule yattıktan sonra fazla budama yapılmaz. Sadece hastalıklı, kırılmış ve ışık girişini engelleyecek düzeyde birbirine girmiş dallar kesilmelidir. Şiddetli budamalarda kayısı ağaçları zamk çıkarır. Kalın dal kesimi devam ederse kayısı ağacı zamanla sararıp kuruyabilir. Kayısı ağaçlarında mutlaka kalın dal kesimi gerekiyorsa budama 2–3 yıla yayılmalı, kalın dalların tümü aynı yıl içerisinde kesilmemelidir. Verimden düşmüş kayısı ağaçları budama yoluyla değil, sulama, gübreleme gibi iyi bakım ve uygun kültürel tedbirlerle ıslah edilmelidir.

Seyreltme

Kayısılarda seyreltme sofralık olanlarda yapılır. En iyi seyreltme zamanı çekirdeğin sertleşmeye başladığı zamandır. Seyreltme sırasında küçük meyveler koparılmalı, büyük olanlar bırakılmalı ve 4-8 cm mesafe ile seyreltilmelidir.

Ülkemizde Yetiştirilen Bazı Önemli Kayısı Çeşitleri;

Kurutmalık çeşitler: Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı, Çataloğlu, Çöloğlu Sofralık çeşitler: Ninfa, P.Tyrinthe, Piriana, Hasanbey, Tokaloğlu, Çağataybey , Şalak (Iğdır-Aprikoz), Şekerpare, Alyanak, Roksana, P.Colomer.

Kayısıda Hasat Zamanının Tespiti

Kayısı meyvelerinin tümü ağaç üzerinde aynı zamanda olgunlaşmadığından hasat kademeli olarak yapılır. Ağaçta önce üst dallardaki meyveler, sonra orta dallardaki, en son ise alt dallardaki meyveler olgunlaşır. Hasat da bu olgunlaşma sırasına göre normal olarak üç defada yapılır. Kayısıda olgunlaşma meyvenin uç kısmında başlar. Genel olarak hasat zamanı meyvenin daldan kolay kopması, kabuk yüzeyinin ¾’nün saman sarısı ve meyve etinin ½’sinin sarı renge dönmesi ile anlaşılır. Sofralık kayısılarda hasat zamanı belirlenirken kayısıların gönderileceği pazarın uzaklık durumu ve tüketim süresi göz önünde tutulmalıdır. Hasat sırasında sofralık kayısıların meyve eti parmakla basıldığında ezilmemeli fakat yeşil meyve rengi kayısıya özgü sarı renge dönmüş olmalıdır. Sofralık kayısılar erken hasat edilirse yeterince tatlanmaz, renk ve aroma bakımından geri kalır. Hasat geciktirilirse olgunlaşma ilerleyeceğinden hasat ve taşıma sırasında meyveler çabuk olarak bozulur ve pazarda bekleme süresi kısalır.

Genel olarak sofralık ve konservelik kayısılar sert olgun, kurutmalık kayısılar tam olgun, yakın pazara gönderilecek kayısılar ise bu iki olgunluk derecesi arasında hasat edilir.

YORUMLAR

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi buraya giriniz